Kayıtlar

124 Saat İngilizce Görüp Konuşamamak: Türkiye’de İngilizce Öğretiminin Yapısal Krizi

Resim
 124 Saat İngilizce Görüp Konuşamamak: Türkiye’de İngilizce Öğretiminin Yapısal Krizi Giriş  Türkiye’de öğrenciler uzun yıllar boyunca zorunlu İngilizce eğitimi almalarına rağmen, iletişim temelli dil becerilerinde beklenen seviyeye ulaşamamaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı müfredatına göre bir öğrenci yılda ortalama haftada dört saat İngilizce dersi almakta, bu da sekiz aylık bir eğitim döneminde yaklaşık 124 saat İngilizce dersi anlamına gelmektedir. Buna rağmen öğrencilerin büyük bir kısmı yalnızca ezberlenmiş, kalıplaşmış cümlelerle sınırlı bir dil kullanımına sahiptir. Bu durum bireysel bir başarısızlık değil, sistematik bir eğitim sorunu olarak değerlendirilmektedir (Education First [EF], 2025). Uluslararası Yeterlilik Verileri EF English Proficiency Index (EPI) 2025 raporuna göre Türkiye, incelenen 123 ülke arasında düşük yeterlilik kategorisinde yer almakta ve İngilizce yeterliliği bakımından alt sıralarda bulunmaktadır. Bu sonuç, Türkiye’de verilen İngilizce eğitim...

Geometri Öğreniminde Görselleştirmenin Gücü ve Doğru Çizimin Önemi

Resim
  Geometri Öğreniminde Görselleştirmenin Gücü ve Doğru Çizimin Önemi Özet Geometri, yalnızca şekillerin çizilmesiyle sınırlı bir alan değil, öğrencilerin görsel algı, mantık yürütme ve problem çözme becerilerini geliştiren temel bir disiplindir. Özellikle LGS ve üniversite sınavlarında geometrinin önemi, öğrencinin “görme” ve “yorumlama” kabiliyeti üzerinden belirginleşmektedir. Bu makalede, geometri öğreniminde görselleştirmenin, araç kullanımının ve çizim doğruluğunun öğrencinin akademik başarısı üzerindeki etkileri ele alınmıştır. Giriş Geometri, matematiğin soyut dünyasını somutlaştıran bir disiplindir. Öğrenci bir üçgeni, daireyi veya açıyı yalnızca sembollerle değil, şeklin yapısını zihninde canlandırarak öğrenir. Bu nedenle, görselleştirme ve çizim becerisi geometrik düşünmenin temelini oluşturur (Duval, 1999). Ancak günümüzde birçok öğrenci, çizim aşamasını basit bir adım olarak görüp yeterli özeni göstermemektedir. Oysa düzgün bir şekil, doğru bir düşünmenin başlangıc...

3I/ATLAS: Yıldızlararası Bir Ziyaretçi mi, Yoksa Kozmik Bir Mesaj mı?

Resim
 3I/ATLAS: Yıldızlararası Bir Ziyaretçi mi, Yoksa Kozmik Bir Mesaj mı? 2025 yılının Temmuz ayında, Şili’deki ATLAS (Asteroid Terrestrial-impact Last Alert System) teleskop ağı tarafından tespit edilen 3I/ATLAS adlı nesne, insanlığın gökyüzüne bakışını bir kez daha değiştirdi. Bu nesne, daha önce yalnızca iki örneği bilinen yıldızlararası cisimlerden biri olarak tanımlandı. Ancak 3I/ATLAS’ın kimyasal yapısı, yörüngesi ve kökeni hakkında yapılan gözlemler, bilim insanları kadar komplo teorisyenlerini de ikiye böldü: Kimi onu uzaylı uygarlıkların bir keşif sondası olarak gördü, kimine göre ise bu, “Blue Beam” projesinin bir parçasıydı. Gerçek ise, insanlığın henüz tam anlamıyla kavrayamadığı bir kozmik gizemin içinde saklı. 1. Giriş ıldızlararası cisimler — yani başka yıldız sistemlerinden Güneş Sistemi’ne girip çıkan nesneler — bilimsel anlamda son derece nadirdir. 2017’de keşfedilen 1I/ʻOumuamua ve 2019’daki 2I/Borisov ’dan sonra, 3I/ATLAS bu kategoriye giren üçüncü nesne oldu ...

Zihinsel Akış ve Dikkatin Sınırları: Öğrencilerin Odaklanma Gücünü Anlamak ve Geliştirmek

Resim
Zihinsel Akış ve Dikkatin Sınırları: Öğrencilerin Odaklanma Gücünü Anlamak ve Geliştirmek Bu makale, öğrencilerin ders sırasında özellikle ilk 20 dakikadan sonra yaşadıkları dikkat dağınıklığının nedenlerini nörobilimsel ve psikolojik açıdan incelemektedir. Beynin saniyede 100.000 ila 1.000.000 kelimeyi düşündüğü gerçeği, insanın sürekli zihinsel bir akış hâlinde olduğunu göstermektedir (Smith, 2019). Bu durum öğrencilerin “babam sevdiğim tatlıyı almış mıdır?” ya da “bu akşamki maç ne olur?” gibi düşüncelerle dersten uzaklaşmasının doğal bir süreç olduğunu açıklar. Makale, velilerin bu süreci daha sağlıklı anlamalarını ve öğrencilerin dikkatini koruyabilmeleri için uygulanabilecek bilimsel temelli stratejileri sunar. 1. Giriş Her eğitimci, dersin ilk dakikalarında tüm öğrencilerin gözlerindeki merakı ve dikkati hisseder. Ancak çoğu zaman 20. dakikadan sonra bu yoğunluk azalır. Öğrenciler, artık zihnen başka yerlere gitmeye başlarlar: annesinin akşam tatlı yapıp yapmadığına, tuttuğu ...

Sıfırdan İngilizce: Kolejde Başarıyı Yakalamak İçin Yol Haritası

Resim
 Sıfırdan İngilizce: Kolejde Başarıyı Yakalamak İçin Yol Haritası Giriş Günümüzde yabancı dil öğrenimi, özellikle de İngilizce, öğrencilerin akademik ve sosyal hayatında kritik bir yer edinmiştir. Türkiye’de birçok öğrenci, koleje başladığında İngilizce ile yoğun bir şekilde karşılaşmakta, haftada 20–25 saat gibi ciddi bir programla derslere girmektedir. Ancak bu yoğunluğa rağmen, öğrencilerin beklenen seviyeye ulaşmaları her zaman mümkün olmamaktadır. Bunun en önemli nedenlerinden biri, kullanılan ders materyallerinin öğrenci gerçekliğiyle uyumsuz olmasıdır. Kitaplar, sanki öğrenciler zaten İngilizceyi belirli bir seviyede biliyormuş gibi hazırlanmakta; bu da başlangıç seviyesindeki gençlerin sürece adapte olmasını güçleştirmektedir. Bu durumu daha somutlaştırmak adına kendi eğitim hayatımdan kısa bir örnek vermek istiyorum. Özel bir koleje başladığımda hazırlık sınıfı uygulaması vardı ve ortaokul eğitimi dört yıldı. İlk İngilizce derslerimle bu dönemde tanıştım. Oysa Türkçeyi b...

Her Kelime Bir Kıta: İbn Sînâ’nın Dillerle Kurduğu Medeniyet Haritası

Resim
Her Kelime Bir Kıta: İbn Sînâ’nın Dillerle Kurduğu Medeniyet Haritası Bilgiye Giden Yolun Anahtarı Olarak Dil İbn Sînâ (980–1037), yalnızca İslam dünyasının değil, dünya tarihinin en etkili bilim insanlarından biridir. Tıp, felsefe, mantık, fizik, astronomi ve müzik gibi alanlarda yazdığı yüzlerce eser, hem Doğu’da hem Batı’da yüzyıllar boyunca temel kaynak olarak kullanılmıştır (Gutas, 2001). Ancak onun bu entelektüel üretkenliğinin ardında, çok daha temel bir beceri yatmaktadır: dil. İbn Sînâ için dil, yalnızca bir iletişim aracı değil; bilgiye ulaşmanın, düşünceyi şekillendirmenin ve evrensel kavramları anlamanın anahtarıydı. Arapça, Farsça, Yunanca ve muhtemelen Türkçe gibi dillerle kurduğu ilişki, onun bilimsel ve felsefî derinliğini doğrudan etkiledi. Bu makale, İbn Sînâ’nın hayatı boyunca yabancı dil öğrenme sürecini, kullandığı yöntemleri ve bu süreçlerin düşünsel üretimine nasıl yansıdığını incelemeyi amaçlamaktadır. Dil öğrenme, onun için ezberci bir süreç değil; kavramların ...